BU VAKUMU ORTADAN KALDIRMALIYIZ
Beklenen yasa tasarılarından biri daha Meclis gündemine geldi. Nedir o yasa tasarısı? “Maaş, Ücret ve Ek Ödeneklerini Düzenleyen (Değişiklik) Yasa Tasarısı”dır.
…CTP Hükümeti döneminde üzerinde çok manipülasyon ve saptırma yapılan bir yasaydı. Şimdi UBP döneminde de gündeme geldi. Gerçi, yasanın son halini görmedim ama geçen hükümet dönemindeki gibi ise bu yasayı TC’nin değil, asıl bizim istememiz lazım, çünkü bu bizim sağlığımız için çok önemli bir yasadır.
Hala hazırda mevcut çalışanların değil, “gelecekte kamuda istihdam edilecek olanların maaş ve ücretlerini düzenleyen, normalleştiren; bu yüzden kamuda istihdamla ilgili gelecekteki beklentileri bir miktar normalleştiren, azaltan, hatta kamu reformunun performansa dayalı tamamlayıcı yasalarıyla üst kategorideki bürokratların maaşlarını da görece yükselten, bu amaçla yarışmacı bir düşünceye göre dizayn edilmiş ve bürokraside de kaliteyi yükseltmeye imkan veren “bu çok önemli yasa; umarım ucuz siyaset kurbanı olmaz Meclis’ten geçer.
Kamu istihdamları (terfileri…vs) siyasetimizi, demokrasimizi, ekonomimizi, sosyal ortamımızı, direkt ve indirekt olumsuz etkileyen çok önemli bir hastalığımızdır. Bu hastalık bizi köreltiyor, kanser gibi kemiriyor, rezil ediyor.
Madem ilgili yasa gündeme geldi, kamu istihdamları ve istihdamların emek piyasası üzerinde yarattığı hasarlar üzerine daha önce yazdığım bir makaleden alıntılar yaparak, dolaylı olarak yasa hakkındaki görüşlerimi aktarmak isterim…
… Bakın, kamunun emek piyasasında oluşturduğu kara delikleri kapatmadan emek piyasamız normalleşmez (çünkü kamunun bu piyasada vakum etkisi var) ve buna bağlı eğitim sektörü ile özel sektör arasında güçlü piyasa, alışveriş bağları (arz-talep kesişmesi) da kolay kolay oluşmaz.
Ötesinde, siyasetimizin, siyasetçimizin, demokrasimizin ve insan kaynaklarımızın kalitesi de artmaz. Bu işin dibi inanın çok derin. Çünkü, bu alandaki kamusal motivasyonlar, bunların yarattığı vakumlar sadece emek piyasamızı, ekonomimizi, bozmuyor; siyasetimizi, hayatımızın her alanını bozuyor, tarumar ediyor.
Emek piyasamızda, “sürekli kamuda istihdam beklentisi (popülizme sürekli açık olması), bununla birlikte yerli üniversitelere kolay giriş standartları ve erkekler için askerlik sorunu, önemli sapmalar yaratmaktadır.” Bu sapmanın yönü kamudur. Peki neden?
Çünkü, kamuya doğru ortaya çıkan bu sapmanın temel motivasyonları vardır? Nedir bunlar. Bunlar; kamuda
a) Görece yüksek ücretler (özellikle başlangıç ücreti)
b) Fahiş emeklilik ve sosyal güvenlik hakları
c) Çalışma şartları, hakları ve ortamıdır (izin, iş garantisi, ikinci iş, yaz mesaisi, gevşek koşulla...vb).
Bu 3 temel motivasyon; hem ekonomik kapasitemize, özel sektörümüze, hem de dünyaya göre fahiş ve abartılıdır. Dolayısıyla, bu 3 fahiş motivasyon, kamuya doğru ciddi bir çekim yaratıyor. Bu çekim ve vakum, siyasetimizi-demokrasimizi de kirletiyor.
Kamuda, özele göre dünya ortalamalarının çok üzerinde % 50 civarı başlangıç ücret farkı var. Yani, bir kişi kamuda en alt kategoride işe başlarken, asgari ücretin % 50 üzerinde ücretle başlıyor. Bu fark, ABD’den bile yüksektir ki AB ortalaması % 30’un altındadır.
Emeklilik ve sosyal güvenlik hakları ise, ne matematiksel olarak ekonomi açısından (ve bütçe açısından) sürdürülebilirdir, ne de bu alandaki fahiş haklar toplum vicdanına sığar. CTP döneminde, sosyal güvenlik sistemine, tıpkı bu yasanın mantığı gibi gelecekte işe başlayacaklar için müdahale etmiştik. Ki, sosyal güvenlikte ve emeklilikte asıl müdahale etmemiz gereken mevcutlardır, yoksa batacağız.
Çalışma şartları ve hakları konusunda ise kamuda çalışmanın motivasyonu çok yüksektir. Birçok kişi kamuda istihdamı “2. iş“ gibi algılıyor. Birçok insan kamuyu hem iş garantisi hem de kendisine piyasa yaratan bir çalışma yeri olarak görüyor.
Neticede, kamuda bu 3 motivasyonu özel sektörün seviyesine çekmezsek, bunları hem ülke koşullarına, hem de dünyaya göre normalleştirmezsek; bırakın emek piyasamızda bu vakumun yarattığı anamoli ve sapmalarla sürekli boğuşmaya; en kötüsü, hem insan kaynaklarımızı heba etmeye, hem de siyasetimizi kirletmeye devam edeceğiz.
Popülizmin tuzağında birbirimizi yiyeceğiz. Bu yasa, bu 3 motivasyondan sadece birine dokunuyor ve tek başına yeterli değildir. Bu yönde sosyal güvenlik ve emeklilik konusunda (ki bugünkü çalışanlara dönük kademeli olarak uygulanması lazım) daha önce atılmış adımlarla birlikte doğru yönde atılmış tamamlayıcı bir adımdır. İnanın bu konuda daha yapacak çok işimiz var.